yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2013 Perşembe

patlıcan giydirme



bu da eşimin televizyonda izleyip yaptığı bir yemek.eşim her zaman yemek yapmaz ama bir yaptı mı da o kadar özenir ki,parmaklarımızı bile yeriz:)önce patlıcanları közleyip soymuş.sonra bildiğimiz kaöfte harcı hazırlayıp,bütün patlıcanların üzerine sarmış.ben de eve gelince salçalı sos hazırlayıp fırına sürdüm.sonuç nefisti.eline sağlık kocacım.devamını da isteriz:))

11 Ağustos 2008 Pazartesi

kereviz seven var mı

kereviz kokusundan dolayı genellikle sevilmez ama kanseri önleyen tek sebze olduğunu biliyormuydunuz?
ben bu özelliğini yeni öğrendim,gerçi eskiden de pişiriyordum ama doğru dürüst yiyen olmuyordu.geçen yıl öğrendiğim bir tarifle yapıyorum artık.bu tarifi bilenler vardır belki ama yine de yazayım.kerevizin kök kısmını temizledikten sonra ,rendenin iri gözüyle,rendeliyoruz.sonra ona eşit miktara denk gelecek kadar havucu da yine temizleyip rendeliyoruz.ikisini tavada,ya da tencere de sıvı yağla kavuruyoruz.ben hiç su koymuyorum.kavrulduktan sonra üzerine yoğurt döküp,kırmızı bibeberli yağı gezdiriyoruz.ben sevdikten sonra,eminim herkes sevecektir.
soframdan hiç eksilmeyen meşhur ilaçlarımda çıkmış resimde.neyse onlarda internete çıkıp sevinsinler bari:))))

13 Temmuz 2008 Pazar

mantar dolması

evet,bu da benim mantar dolmam.mantarları yıkadıktan sonra saplarını çıkarıyorum.fırın tepsisine ,çukur kısmı yukarı gelecek şekilde diziyorum.içlerini kıyma ile doldurup,üzerlerine kaşar rendesi ekliyorum.ve birer küçük parçada tereyağı.tuz gezdirip,çok az sıvı yağ ve su ilavesi yapıyorum.sonra doğru fırına.kaşarlar kızarınca çıkarıp,sıcak sıcak servis yapıyorum.mantarlar ne kadar küçük olursa o kadar güzel oluyor.mantarların sap kısmınıda doğrayıp,pizza yaparken kullanmak üzere donduruyorum.aynı tarif,minik domateslerle de çok güzel oluyor.deneyin pişman olmazsınız.benim kızım hiç mantar yemezken,yer oldu.

sulu köfte

hem çorba,hem yemek yerine geçiyor..malzeme:4 kişilik
300 gr kıyma
3 dilim bayat ekmek içi
yarım çaybardağı pirinç
1 yumurta
1 patates
1 havuç(ben bugün havuç koyamadım)
tuz
1 kaşık un
1 limon
baharat
yapılışı:pirinçler yıkanıp,suyu süzülüp bir kenarda bekletilir.diğer tarafta ekmek içleri çıkarılıp ufalanır.tuz,karabiber veya arzunuza göre başka baharatlar eklenir,harmanlanır.kıyma ve yumurta eklenir.bekleyen pirinçler avuçla ovalayarak ufalanır.hepsi bir yoğurulur.misket büyüklüğünde köfteler hazırlanır.kaynayan suya önce küçük doğranmış havuçlar,biraz pişince yine küçük doğranmış patatesler eklenir.daha sonra köfteler eklenir ve hep birlikte pişmeye bırakılır.diğer tarafta 1 limonun suyuna un konularak çırpılır.inmeye yakın bu karışım katılarak terbiye edilir.


soğan çorbası

bugün size çok sevdiğim bir çorba tarifi vereceğim.bu çorba soğuk kış günlerinin,gripli gecelerin vazgeçilmezi.bildiğiniz gibi,soğan,sarmısak,doğal antibiyotik.üstelik öyle rahatsız edici kokusu da olmuyor
geçelim tarife:
4 orta boy kuru soğanı,rendenin iri gözüyle rendeliyoruz.buradaki,soğana karşı gözyaşı dayanımınız çok önemli.çünkü eskilerin söylediğine göre,soğanın acısı,kaynananın kahrı imiş:))eskiden evlenecek kızlara soğan doğratır,gözü en az yaşaranı alırlarmış.çünkü en iyi kahırı onun çekeceğine inanırlarmış.
eğer devam etseydi ben evde kalırdım:)))
neyse devam edeyim.az laf,çok iş.
rendelediğimiz soğanları,4 kaşık sıvı yağda çok kısık ateşte,iyice pişiriyoruz.ateş harlı olursa,soğan suyunu çekiyor,güzel olmuyor.pembeleşince,1 kaşık sirke,1 kaşık un ekliyoruz.üzerine 6 bardak su ilave edip,kaynayana kadar karıştırıyoruz.unlu çorbalarda sürekli karıştırmak,topaklanmayı önlüyor.
istediğiniz koyuluğa gelince,daha önceden hazırladığımız,yarım bardak süt ve 1 yumurta sarısını çırparak hazırladığımız terbiyeyi,yavaş yavaş ekliyoruz,bir taşım kaynatıyoruz.tuzu,biberi zevkinize kalmış.
servis yaparken üzerine kaşar peyniri rendesi ekliyoruz.içince bana dua etmeyi unutmayın arkadaşlar.

rulo köfte


resimlerin sırasını ayarlayamadım:((ay içime fenalık geldi....artık siz sıraya koyun dermişim:)))

bu günde size arada sırada yaptığımız bir köfte tarifi vermek istiyorum.ben et işleriyle,uğraştığım zaman,(etin çiğ kokusu bana dokunuyor)kendim yiyemediğim için,eşimle birlikte yapıyoruz.
önce bildiğimiz köfte gibi kıymayı yoğuruyoruz.köfte harcını,eşim su yerine sütle eritiyor.daha lezzetli oluyormuş.sonra yoğrulmuş köfte malzemesini,yağlı kağıdın üzerine,hamur açar gibi,elle açıyoruz iyice

bu şekilde açtıktan sonra,içine önceden haşlanmış,yumurta,patates,bezelye ve havucu doğrayıp yerleştiriyoruz.ben bu sefer havuç yoktu koymadım

sonra kenarlarını düzgünce kapatıyoruz.kapattıktan sonra,kağıdı alıyoruz.kağıt sadece şekil vermek için.bu şekli alınca,fırın tepsisine yerleştirip,salçalı sos ilave ederek fırına veriyoruz.
fırından çıkınca,ekmek dilimler gibi dilimleyip,üzerine sos dökerek servis yapıyoruz.
ben tabağa alırken biraz dağıldı ama neyse,midemizde dağılmayacak mı.?denemek isteyenlere afiyet olsun.

çökertme

bugün sizlere işyerimin ahçısından öğrendiğim bir tarifi vereceğim.adı çökertme kebabı.ben ilk defa işyerinde yemiştim ve çok beğendiğim için yıllardır yaparım.tarifini miktar olarak veremiyorum,çünkü herşeyi gözkararı koyuyorum.aslında gözkararı diye başlayan tariflere gıcık olurum ama yıllardır yapınca ölçü mölçü kalmadı:)))
kuşbaşı dana etini,iyice pişirdikten sonra,soğanı ekleyip kavuruyoruz.sonra baharatlarını ve özellikle naneyi ekliyoruz.asıl lezzetini veren o.salça ve kırmızı biber koymuyoruz.rengi beyaz olacak.biraz çevirdikten sonra,küçük doğranmış,patates,havuç ve gözkararı bezelye ekliyoruz.ben çabuk piştiği için konserve bezelye kullanıyorum.az bir su ilave ederek,havuçların pişmesini kontrol ediyorum.onlar pişince zaten diğerleri pişmiş oluyor.ben ağır olmasın diye patatesleri kızartmadan koyuyorum ama asıl tarifte patatesler kızartılarak konuyor.işte yemeğimiz hazır.
sonra
çökertmeden çıktımda halilim
aman başım selamet....
bitez de yalısına varmadan halilim
aman koptu kıyamet
diye türkümüzü söyleyerek sofrayı hazırlıyoruz.işte böyle:)))))

tenekede tavuk

bugün size değişik bir tavuk pişirme tekniği anlatayım.piknikte arkadaş yaptı bize.bildiğimiz tenekenin içinde tavuk pişirdi
resimdeki gibi,bir tenekenin içinde pişiyor.tavukları demir sopalara geçirip,toprağa sapladıktan sonra,üzerine teneke kapatılıp,kenarları toprakla besleniyor.üzerinede taş konuyor.hiç hava almıyor böylece.kenarlarına ateş yakılıyor ve pişmeye bırakılıyor.tavuğun içine de patates dilimleri,biber ve domates konuyor.




teneke kaldırıldıktan sonra böyle bir görüntüsü oluyor.
buda şişten çıkmış hali

fırında tavuk

bu aralar kolay mı geliyor bana bilmem,tavuk pişirmeye takmış durumdayım.yakında ailece gıdaklamaya başlarsak sakın şaşırmayın:)))mutfak konusunda tembelim ama arada sırada böyle kendimi ifade edebiliyorum yani:))
bir arkadaşımdan öğrendiğim tarifle yaptım.bakalım beğenecekmisiniz.
patatesleri kızartıp,borcama alıyoruz.
üzerine haşlanıp,tiftiklenmiş tavuk parçalarını yerleştiriyoruz.ben biraz büyük parçalamışım galiba
üzerine beşamel sos ve kaşar peyniri rendesi serpip fırına veriyoruz.
ve sonuççççç.
denemek isteyenlere afiyet olsun.tarifi veren arkadaşım sağol,varol!!!!





yuvarlama

bugün sizlere arada sırada yaptığım bir köfte tarifi veriyorum.
izmir yöresinde bilinen bir yemek yuvarlama.kadınbudu köfteye benziyor ama bazı farklılıkları var.bayat ekmek ıslatılıp sıkılarak,kabuklarıyla birlikte ufalandıktan sonra,içine bir avuç pirinç yıkanıp eklenir.kıyma ve tuzu baharatı konularak yoğurulur.içine yumurta konulmuyor.yoğurulan harçtan şekildeki gibi köfteler hazırlanır.
önce una,sonra çırpılmış yumurtaya batırılan köfteler,kızgın yağda kızartılır.
hepsi kızardıktan sonra,tencereye dizip,üzerini örtecek kadar su ile pişirilir.hepsi bu kadar.denemek isteyenlere afiyet olsun.



cennet taamı:)))

bilenler çoktur belki ama bugün size bir kabak yemeği tanıtayım.kabağın argodaki adı cennet taamıdır.yani cennete uygun bir yemek.bunula ilgili bir de fıkra anlatayım size....
nasrettin hoca bir gün bir davete gitmiş.karnı aç,yemek yiyecek.canı da nasıl tavuk çekiyor.gele gele ortaya kabak yemeği gelmiş.tabi hocanın şalterler atmış.bu kabaktan kurtulmak lazım,ama nasıl?birden yerinden fırlamış.
"tövbe haşa,tövbe"demiş.diğerleri şaşırmışlar.
"hocam hayrola ne oldu sana?"
"bu yemek cennet taamıdır.bize bunu yemek düşmez.haşa tövbe"demiş.
"peki hocam ne yememiz lazım?"diye sormuşlar.
"ne olacak canım .bizim yiyeceğimiz g......ü b.....lu bir tavuk" demiş.(sansürlü kısmı anlamışsınızdır)veeee hoca güzel kızarmış bir tavuğu mideye indirmiş:)))
bana sorsalar kabağı tavuğa tercih ederim.
gelelim tarife.
kabaklar minik minik doğranır,hazırlanır.taze soğanın yeşil yaprakları az yağda kavrulur,üzerine kabaklar eklenir,kavrulmaya devam eder.üzerine ince kıyılmış dereotu ve zar büyüklüğünde doğranmış domatesler eklenir.tuzunu biberini unutmuyoruz tabi.hiç su eklemeden,domatesin suyula kısık ateşte pişirilir.servis zamanı üzerine yoğurt eklenir.yoğurdu sarımsak ile de kullanınca güzel oluyor.hadi bana afiyet olsun:)))

fırında kızartma

komşumdan öğrendiğim kızartma tarifi.tam benlik bişey.(tembel işi)herşeyi doğrayıp,az sıvı yağ ve tuzla harmanlayıp,yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dağıtıyoruz.pişince üzerine sos ve yoğurt ekleyerek servis yapıyoruz.normal kızartma tadında ama çok daha hafif oldu.ama en güzeli tava başında beklemedim:)))hadi afiyet olsun......

12 Temmuz 2008 Cumartesi

mantı

hamuru açan bu marifetli eller bana ait değil.ablacım sağolsun ,senede bir görüştüğümüz için bizi mantısız bırakmaz.işte mantı maceramızdan resimler





fırında mücver

bildiğimiz kabakla hazırlanan mücver harcını tepsiye dökerek pişirdim.işte sonuç.....evdekiler de çok beğendi.deneyin bakalım beğenecekmisiniz

fırında biftek

fırın poşeti ile pişirdiğim çok pratik bir yemek.benim cankurtaranım:))
bütün malzememiz,kişi başı birer parça biftek,birer patates,birer biber,birer domates ve birer kaşık bezelye.
patatesleri soyup dilimledikten sonra,poşete önce terbiyelediğim biftekleri yerleştiriyorum.üzerine patates dilimlerini diziyorum.bezelyeleri gelişigüzel serpip,biber ve domateside koyup,poşetin ağzını bağlayıp,fırına yerleştiriyorum.
işte sonuç.resmi çok acele çektim,pek güzel çıkmamış.servis tabağına alınca,üzerine domates ya da salça ile yapılmış sos gezdiriyorum.çok pratik ve de çok lezzetli oluyor.üstelik poşetin içinde piştiği için besin değeri buharlaşıp uçmuyor ve de kurumuyor.
ben bu fırın poşetlerinde tavuk,balık pişiriyorum.gerçekten çok iyi pişiriyor.kim icat ettiyse sağolsun:)))


fırında karnıbahar

bugünde size yine tembel tariflerimden birini vereyim.artık mutfak konusunda tembellikten,hep pratik yemeklere kaçtığımı biliyorsunuz.
akşamdan karnıbahar ve havucu ayıklayıp,doğrayıp az suyla haşlıyorum.suyu çok olunca (vitamini suya geçtiği için ),suyunu dökmek istemiyorum.az su ve kısık ateşte,nerdeyse buharda pişmiş gibi oluyor.ertesi gün işten gelince,onları tepsiye dizip,üzerine beşamel sos ve kaşar rendesi ekleyip,fırına sürüyorum.ben çorbayı halledene kadar,o da kızarıyor.yarım saat içinde yemek hazır.napalım işte,tembellik başa bela:)))
bakın tembellikten,servis tabağındaki resmini bile çekmemişim

patates musakka

yemek yapmaya çok uzun zaman ayırmayı sevmediğimden olsa gerek,bir akşam kanepede uzanmış,elveda rumeliyi seyrederken bir yandan da acaba yarın şu yemek işini nasıl atlatsam diye düşünüyordum.reklam arasında her ay severek okuduğum seninle dergisinin ocak sayısı elime geçti.karıştırırken bu tarifi buldum.baktım kolay görünüyor.kolları sıvadım bende.işte tarif.resim çekerek ekledim ama okunmayan kısmını yazayım tekrar
malzeme:
patates,kıyma,zeytinyağı,kurusoğan,sarımsak,dereotu,tuz,karabiber
sosu için:
yumurta,yoğurt,karabiber,tuz,kırmızı biber ve nane
miktarları okunuyor nasıl olsa.



11 Temmuz 2008 Cuma

fırında kabak

kabakları halkalar halinde doğrayıp,kızgın yağda kızartıyoruz.önce kağıt havlu üzerine,oaradan da borcama alıyoruz.ayrı bir yerde soğanı,kıymayı,domates ve biberi kavurup,kızarmış kabakların üzerine döküyoruz.üzerine beşamel sos ve rendelenmiş kaşar peyniri serpip fırına veriyoruz.çok lezzetli bir yemek.benimkiler bayılıyor ama hafif yemekleri seven ben,süzdüre süzdüre yiycem diye helak oluyorum.denemek isteyenlere afiyet olsun

çıtır patatesler

http://kadininmutfagi.blogcu.com/10029711/
arkadaşımızda gördüğüm tarifi ben biraz farklı uyguladım.normal un yerine mısır unu kullandım.tarifine ordan bakabilirsiniz

10 Temmuz 2008 Perşembe

enginar dolması

ben enginar dolmasını ik defa,üniversitenin yurdunda kalırken görmüştüm.muğlalı bir arkadaşım vardı,kulakları çınlasın,o memlekete gidince getirmişti.yurtta kalanlar bilirler,biri memlekete gidip dönünce,insanın kendisinden çok getirdikleriyle ilgilenilir.hemen çöktük paketlerin başına.işte o zaman yemiştim ve çok beğenmiştim.memlekete gidince annemden istedim,ben bilmem kızım dedi,öyle de kaldı.sonraları kendimde hiç sorup öğrenip yapmadım.ama sonra başka bir yerde yiyince,aşkımız depreşti enginarlarla.bende pazara koşup aldım enginarları ve ilk denememi gerçekleştirdim.bakalım beğenecekmisiniz.
önce enginarların uç ve kök kısmını kesiyoruz
sonra orta kısmını biraz elimizle açıp,küçük bir kaşık yardımıyla içindeki tüyleri tamamen boşaltıyoruz.
ben içini normal sarma içi hazırlar gibi hazırladım.kıyma,soğan,pirinç,baharat,maydonoz....
elimizle bütün yaprakların arasını açıp doldurabildiğimiz kadar dolduruyoruz.ve tencereye üzerini geçmeyecek kadar su ekleyip pişiriyoruz.biraz pişmesi uzun sürüyor.
bu da pişmiş hali.
en güzel elle yeniyor.kabukalrı dıştan koparıp,midye yer gibi,içini yiyoruz,sonra da kabuğunu sıyırıyoruz.yemesi biraz zahmetli gibi ama çok nefis.denemenizi öneririm.